Mutfağa geçip kahve makinesinin düğmesine basıyorum. Bu arada dolaptan bir şeyler atıştırıyorum. Mutfak kahve kokuyor. 


Kahvemi sigarayla birlikte evin balkonunda içiyorum. Hava daha aydınlanmamış. Çevredeki yüksek apartmanlarda bazı dairelerin ışıkları yanmış, bazılarınınki yeni sönmüş. Benim gibi işe gitmek için erkenden uyananlar ve ev halkını uyandırmamak için parmak uçlarına basarak kendi evlerinde birer hırsız gibi dolananlar, hâlâ uyuyan çocuklarına odanın kapısından şöyle bir göz atanlar, mutfakta hızla bir şeyler atıştıranlar, vapuru, metroyu, servisi, otobüsü, minibüsü kaçırmamak için sık sık kolundaki/duvardaki/telefonundaki/masasındaki saate bakanlar, biz hepimiz, kadınlar ve adamlar, gençler ve yaşlılar, tembeller ve çalışkanlar, hevesliler ve bitkinler, hızlılar ve yavaşlar, şuurlular ve şuursuzlar, başarılılar ve başarısızlar, inançlılar ve inançsızlar, akıllılar ve aptallar, kurnazlar ve saflar, aldatanlar ve aldananlar… Biz hepimiz hep ve hâlâ o evlerden/evden/evlerimizden çıkış işe/o işe/işlerimize gitmek için her sabah aynı saatte aynı şeyleri yapanlar, devamlı ve de hep birlikte aynı inançla/şuurla/korkuyla yaşamaya hazırlanıyoruz. 


Hepimiz sistem dışına çıkarsak hayatta kalamayız sanıyoruz. 


#başkalarınıntanrısı / @minesogut


#KitapÖnerisi #KitapTavsiyesi #OkumaÖnerisi #OkumaListesi#KitapKöşesi